Çok değil bir kaç yıl önce idi.. Bir üniversitenin yerleşkesinde sınıfta kalıp kalmadığını ve mezun olup olamayacağını öğrenmeye çalışan üç öğrenci ve bir de ben vardım. Hiç unutmam G Binası idi bina..
orada merdivenlerin yanındaki bir pervaza oturmuş bir kız "ooof x ooof" demişti ve ben şükretmiştim o an. acımak değildi duyumsadığım, öfke ve üzüntü idi. ne sövmüştüm içimden o x'e.. bir de toprak olacaktı..
Şimdi, çok değil o olaydan bir kaç yıl sonra, bir başka ülkenin alakasız bir üniversitesinin yerleşkesinde ben "oooooooooof * oooof" çekiyorsam ve bunu bana çektiren halimi umursamıyorsa ne farkı kalır x'den?
of ya of
6/06/2009
Of of..
Posted by AtBeyi6/05/2009
Sürüntü..
Posted by AtBeyiŞarkıların can yakmasından sonra dalgaların da can yakabilirliğinin olduğunu öğretti yaşam dün gece. ve bir kaç adım öncesinde de o bankın "-ağladın mı sen bugün, eki?" sorusu soruldu bana. "-terlemişimdir" yanıtıydı seslenilen.. sahi ağlamış mıydım? bilememek ne garip?
Belki de gülen sadece duvarlarımdaki boyadır? Bir ben değilim bunu bilen.
Sahi sözler vardı ne oldu onlara?
Tedariksiz..
Posted by AtBeyiNe kadar kocamış olsa da insan hep tedariksiz kalıyor bazı "an"larda.. "x olursa y yaparım." "z derse j ile karşılık veririm" dediğimiz halde nerede ise hep apışıp kalmıyor muyuz? Her insanda yeniden örüntülediğimiz cephelerimiz ve koruganlarımız tam da en güvendiğimiz yerden almıyor mu yarayı? Çekiliyor sırt verdiklerimiz ardımızdan ve birlikte ördük dediğimiz duvarların ardında bir gedik açılıyor.
Açılan gedik değil tek sorun, o gediği kollamaya çalışırken ördüğümüz duvarların da yıkıldığını görürüz hep. "Güven.. Güvenlik.. Güvenilirlik.. " koca yalanlar. Hiç güvende olmadık belki de.. Ana rahminde dahi..
where now is the horse and the rider?
where is the horn that was blowing?
where is the helm and the hauberk,
and the bright hair flowing?
where is the hand on the harpstring,
and the red fire glowing?
where is the spring and harvest
and the tall corn growing?
they have passed like rain on the mountain,
like a wind in the meadow;
the days have gone down in the west
behind the hills into shadow.
who shall gather the smoke
of the dead wood burning,
or behold the flowing years
from the sea returning?
6/04/2009
Yeşil Nohut.. Ya da Taze Nohut..
Posted by AtBeyiSofra bezi sererdi annem koca halının üstüne (kelle diyorlardı sanki o halıya), yine de becerirdik sağa sola dökmeyi o yaprakları, yine de alırdı annem her pazartesi pazara gittiğinde bir kaç ay boyunca.
Yaşlandık sonra, kentimizi ve kendimizi terk ettik (bkz:bir başkası için kendi olmaktan vaz geçmek) annemizden başkasına sığındık ve güvendik, O aldı yeşil ya da taze nohutları bir süre ve ısrardan sonra.
Ve sözü var her yaz alacak.
Mevsimi geldi mi acep?
At Beyi
Gemikonağı
6/03/2009
Nerede benim terliklerim? [Küfür içerir]
Posted by AtBeyiAGD nedir? önce bununla başlamalı sanırım. Amı Götü Dağıtmak olarak bilinen ve Göt olmak olarak da anılan bir durumdur efendim, ki bir çoğunuz bunu bilir. Bir çoğunuz derken kimi kasttettiğim ise bir bilinmez zira bloğu açtığımdan bu yana sadece 52 farklı kaynaktan ziyaretçim oldu ve bunların bir kısmı arama motoru botu . Her ne ise.
Dün gece sol teki nike çakması sağ teki adidas çakması olan bir çift terlik kayboldu. En son Lefke Avrupa Üniversitesi Gemikonağı Yerleşkesinde ayaklarımdaydılar. TSi 03:10 gibi bir arkadaşı aramışım telefondaki kayıtlara göre ve o arkadaşı aradığımda yerleşkenin önündeydik demek oluyor ki TSi 03:30 civarında kayboldular. Gören eden olursa bir zahmet haber versin.
Mest Rakı var hani, 50'lik şişesi pek güzel. O rakı ile Absolute denilen votka'yı bir arada tutmayın derim. Zira göt edici etkisi varmış. Anlatayım ..
Gece içtik (klasik haline geldi ayrımındayım) ve arkadaş (Enver) bizi yerleşkeye bıraktı, ben yerleşkenin kapısında bir başka arkadaşı aradım (adı önemli değil zira kaç senedir görüşmüyorduk ve görüşeceğimizi de sanmıyorum çok sene daha), aradığım arkadaşa "yazık oldu bana farkındasın değil mi?" demişim. Yerleşke içerisinde absürd (absürt mü yoksa) sloganlar attığımızı da şimdi öğrendim ("Alparslan Türkeş'in askerleriyiz" bunlardan biri), LAÜ Plaza dedikleri sahne civarında bir yerde oturduk bir süre, arkadaş sigarasını, ben çakmağımı yitirdim (aslında onları da bulsanız fena olmaz. Sigara muhtemeldir ki winston box, çakmak ise boyna asma aparatlı kırmızı renkte üzerinde west yazan bir çakmaktı.).
Ve bundan sonrası yok. Odaya nasıl gittim? Kimle gittim? Terliklerim ve çakmağım nerede?
Sabah olup uyandığımda elimde bir acı vardı. Gül dikeni batmış elime (!), ancak odada gül yok. Terliklerim de yok. Bizi yerleşkeye bırakan arkadaşı aradım sağ salim eve dönüp dönmediğini öğrenmek adına. Ve bombayı patlatmış oldum. Bizi yerleşkeye o getirmemiş. Güneş bırakmış. Bunu Yurdağer'e (diğer göt olan arkadaş) söylediğimde ise onun da bunu bilmediğini öğrendim.
Saçma ve gereksiz bir yazı olsa da bilinsin isterim. Dün gece kalbinizi kırdım ya da küfür etti isem ne bileyim rahatsızlık verdi isem "özür dilerim", alkol bu çarpıyor.
At Beyi
Gemikonağı
Düzenleme : Son aldığım haberlere göre kayıp olan sigara marlboro kırmızı box ve kayıp olduğu sanılan çakmak da kayıp değil. Terlikler de LAÜ Plaza yanında bulundu ancak nike teki olan kullanılamaz durumdaydı. Gül halen Kayıp.


